Ferrari’den Taksi mi Olur Demeyin. Olur

Olur hem de çok süper olur. Bir de sürücüleri profesyonel ralli pilotları olunca daha da bir güzel olur. Sakız üreticisi Trident yeni ürününün tanıtımı için Meksika’nın Guadalajara kentinde ilginç bir uygulama yapmış. Bir taksi firmasıyla anlaşan Trident iki standart taksinin yerine bir Ferrari F430 Spider ve bir Porsche Panamera’nın kullanılmasını sağlamış. Üstelik, arabaları taksilerde kullanılan standart sarı renge boyamışlar, bir taksi gibi damalı kaplamalarla süslemişler ve Meksika’da taksilerde bulunması zorunlu olan ışıkları eklemişler. Buna benzer bir uygulama burada da olsa ne de güzel olurdu.

Yeni ASIMO

Yeni Asimo kendini gerçekten yenilemişe benziyor. Eski Asimo’ya oranla 6 kg daha hafif olan Asimo 9 km hızla koşabiliyor, tek veya çift ayağıyla zıplayabiliyor, işaret diliyle konuşabiliyor, sıvıları bir bardaktan diğerine boşaltabiliyor ve en önemlisi bağımsız hareket edebiliyor.

Otomotiv sanayinde bir dev haline gelen Honda Motor, şimdi de tasarladığı insansı robot ile bir kez daha gözleri üzerine çekti. ASIMO adı verilen bu robot ‘bağımsız davranış kontrolü’ teknolojisine sahip ilk robot özelliğini taşıyor.

Honda Motor tarafından tasarlanan ve tanıtımı yapılan ASIMO, insanlarla tokalaşabiliyor, ayağıyla topa vurabiliyor ve daha bir çok şeyi bağımsız olarak yapabiliyor. Bir operatöre gerek kalmadan hareket eden bu yeni teknoloji robot, çevresindeki insanların konuşma ve hareketlerini de ayırt edebilme özelliğine sahip.

130 santimetre boyu olan ASIMO, tek ayak üzerinde dengesi bozulmadan durabiliyor. Saatte 9 kilometre hızla koşabilen robot, eski modellerinden 6 kilo daha hafif bir yapıya sahip. Robotun el ve ayakları ise daha duyarlı hale getirilmiş bulunuyor. ASIMO parmaklarını kullanarak işaret dilinde konuşma yeteneğine sahip ve sıvıları kolaylıkla dökmeden başka bir kaba aktarabiliyor. Yeni nesil ASIMO, geliştirilen yapay zekası ve fiziksel yetenekleri sayesinde işyerlerinde ve halka açık alanlarda da rahatlıkla kullanılabilir bir yeteneğe sahip.

Honda yetkilileri ASIMO’nun tanıtımını yaparken bu robotun Fukuşima Nükleer santralinde yaşanan felaket gibi bir olayda yani insanların giremeyeceği bir mekanda, rahatlıkla kullanılabileceğini sözlerine ekliyor. Honda ASIMO’ların önümüzdeki dönemlerde daha da geliştirileceğine inanıyor.

Steve Jobs Neden Aynı Şeyleri Giyerdi

Mutlaka merak etmişsinizdir bunu. Dünyanın en büyük şirketlerinden birinin kurucusu, hissedarı ve yöneticisi olan, ayrıca diğer dev şirketlerde de (Disney gibi) hissesi bulunan Steve Jobs çok zengin bir adamdı, ama hep aynı kıyafetleri giyerdi. Peki neden?

Walter Isaacson tarafından yazılan Steve Jobs biyografisine göre bunun sebebi Sony çalışanlarının üniforma giymesi. Şöyle ki; Steve Jobs 1980′lerde Sony’nin yönetim kurulu başkanı Akio Morita’yla görüşüyor. Bu görüşme sırasında Jobs Akio Morita’ya Sony çalışanlarının neden üniforma giydiklerini soruyor. Akio Morita da 2. Dünya Savaşı sonrası Japonya’nın çok fakir kaldığını, insanların giyecek şeylerinin olmadığını, Sony’nin de çalışanlarına işyerinde giymeleri için giysi verdiğini, daha sonra da bunun bir gelenek haline geldiğini, çalışanları birbirleriyle bütünleştirdiğini söylüyor. Steve Jobs da böyle bir yöntemin Apple’da da işe yarayabileceğini düşünüp Sony’nin üniformalarını da tasarlayan ünlü modacı Issey Miyake’ye gidiyor ve Apple çalışanları için üniformalar tasarlattırıyor. Daha sonra şirkette üniformalar giyileceğini duyurduğunda çalışanlardan hoş olmayan tepkiler alıyor, kimse buna yanaşmıyor, o da bunun iyi bir fikir olmayabileceğini düşünüp vazgeçiyor.

Daha sonra da çalışanların olmasa da kendisinin bir üniformasının olabileceği geliyor aklına. Her duruma uygun olan, kendisinin karakterini yansıtan, sade ama kullanışlı giysiler seçiyor kendine. Siyah ve boğazlı yaka bir kazak, Levi’s 501 pantolon, New Balance ayakkabılar… Steve Jobs senelerce basının önüne çıkarken aynı kıyafetleri giyiyor, ölene kadar herkes onu bu kıyafetlerle hatırlıyor. Öyle ki, ölümünden sonra bu tip kazakların satışında ciddi bir artış olmuş. Garip ama güzel bir hikaye.

ADSL Pişmanlıktır

Video sahibi tarafından yapılan açıklama:

Zorunlu açıklama:
Video tamamen eğlence amaçlı çekilmiştir. Hasta ve/veya ölmekte olan insanlarla dalga geçme niyetinde değiliz. Hiç bir çalışmamızda da olmadık. Videodan herhangi bir para kazancımız yoktur. Herhangi bir firmanın reklamı amaçlı da değildir. Sonundaki telefon numarasına ister superonline fiber koyun, ister metronet ister herhangi bir 3G mobil şebeke.

En nihayetinde telefon ile çekilmiş ve Windows’un dandik video programıyla kurgulanmıştır.

Gösterdiğiniz anlayış ve güzel yorumlarınız için tüm izleyenlere ve paylaşanlara teşekkür ederim.

 

Üşüyoruz Steve Reyiz!


Büyük ihtimalle duymuşsunuzdur. Steve Jobs öldü ve bilişim dünyası büyük bir sarsıntıya uğradı. Bunun üzerine Apple Store’lara taziye mesajları bırakan Apple kullanıcılarından bir grup muzip Türk “Üşüyoruz Steve Reyiz” yazılı notlar bıraktı. Sosyal medyada anında yaylan ve herkes tarafından paylaşılmaya başlanan bu fotoğraflar büyük ilgi kaynağı oldu.

İlgili Haber:


Apple kurucusu Steve Jobs’ın ölümünün ardından tüm dünyada binlerce kişi Apple Store’lara giderek mum yaktı yas tuttu.

Hong Kong’ta Apple müşterileri Steve Jobs’ın adını yere yazarak mum yakarken, New York’ta da Apple Store’lara çiçek bırakıldı.

Günün en ilginç haberi ise ABD’den geldi. San Francisco’da çekilen fotoğraflarda bir Apple Store’un camekanında Türkçe mesajlar olduğu görülüyor. Steve Jobs hakkında “Seni Özleyeceğiz, Huzur içinde yat” gibi notların yapıştırıldığı camda internetin anarşist sözlüğü incisözlük’ün popüler ifadeleri de bulunuyor.

“Üşüyoruz Steve Reyiz”, “CCC Steve Reyiz CCC” yazan notlar şimdiden Twitter ve Facebook’ta en çok paylaşılanlar arasına girdi bile.

Fotoğrafların Scroll.com.tr Genel Yayın Koordinatörü İlkay Zaman tarafından çekildiği öğrenildi

Fotoğrafların büyük boyutları için üzerine tıklayın


Okumaya devam et

“Pass At Me” Klibindeki Efes Pilsen Reklamı

Özellikle yabancı kliplerde klibin içine dahil edilen reklamları gayet iyi buluyorum. Efes Pilsen de bu reklam şeklinin getireceği sonuçları düşünerek reklam bütçesinin tahminimce oldukça yüksek bir kısmını bu klibe yatırmış. Daha birinci haftasında 3 milyondan fazla izlenme oranına ulaşan klip, Efes için iyi bir geri dönüş yapacaktır. Ayrıca Efes Pilsen’in yurt dışında bu şekilde bir reklam çalışması yapması da takdir edilecek bir durum.

1:50′den sonra kendini göstermeye başlayan reklam gayet net ve seçilebilir olmuş. Bazı görüntüler yazının devamında..

Okumaya devam et

Huzur İçinde Uyu Paşam!

“6 Aralık 1931 doğmuşum, iyi mi etmişim? 37 İlkokul siyah önlük, beyaz yaka, toplumda ilk fiyaka 41 Orta mektepte soluk beniz, kısa saç ve umutlardan kıskaç1945 Lise, pembe hayaller, yeşil filizler, yorulmayan dizlerAkademi 1950 renk dünyasında renksiz yelkenli 1952 film, plak, dik bir boyun ve alın ak 1954 sahne, çile, para, çile artık ne dilersen dile 62 en büyük aşkım, 62 en deli gönlüm, 62 en neyse Bindokuzyüz bilmem kaç veda kara dünyaya”

Batmayan Güneş Belgeseli’nde kendisini bu şekilde ifade etmişti Sanat Güneşi. O’nu anlatmaya kendi sözlerim yetmezdi, bunu biliyordum. Çünkü güzel Türkçe’mizi Sanat Güneşi’miz kadar iyi, düzgün ve akıcı kullanan bir başkası daha tanımıyorum ve O’nu anlatmaya kelimelerim yetmezdi. Kendini ne kadar da nacizane, ne kadar mütevazi bir şekilde anlatmış.

Bu yazıyı bugün yazıyorum çünkü Zeki Müren 24 Eylül 1996 Çarşamba günü TRT İzmir stüdyolarında saat 20:59′da son nefesini verdi. Belki bu yazdıklarım onu anmaya yetmeyecek fakat yine de onu anmak, günümüz şarkıcılarına (!) hatırlatmak görevini kendime bir borç bilirim.

Günümüzde gençler arasında onu pek tanıyan yok. Batının diğer her şeyi gibi müzik anlayışını da benimseyen hatta analarının karnından batı müziğiyle doğan (!) yeni nesillerimiz Zeki Müren şarkılarını eski, banal olarak görmektedirler. Bu yazımı gören bir çok kişi aynı şeyleri benim için de düşünecektir ama yine de bu satırları yazmaya çalışmaktan büyük gurur duyuyorum. Kendi kültürümü ve kendi dilini en iyi şekilde parçalarına yansıtmış olan bu insan hakkında naçizane Türkçe’mle bir şeyler yazmaya çalışmak benim için büyük bir şereftir.

O billur sesiyle söylediği Alkışlarla Yaşıyorum ya da İşte Benim Zeki Müren olarak bilinen eserini dinleyelim:

Yazacaklarım bu kadar değil…

Okumaya devam et